Tercüme Yapmanın Zorlukları

İletişim, doğanın her yaşam platformunda farklı bir dizgeyle ortaya konurken, amaçlanansa belli bir bilginin iletilmesidir. Hayvanlar tarafından naif bir yapıyla sergilenen iletişim kanalları, insanlar için daha karmaşık ve kültürel zenginlik oluşturarak ortaya çıkmaktadır. Bu da farklı kültürler arasında dil engelini oluşturmaktadır. Bununla birlikte insanlık bu engeli aşmak için yabancı dil eğitmenleri, çevirmenler yetiştirmiştir.

İlkçağdan modern yüzyıla kadar tercüme faaliyetleri hep sürmüştür. Elbette bundan sonra da devam edecektir. Dil aktarımı ise tarih yazıcılığıyla başlamıştır denilebilir. Tarih denilince bunu siyasi, bilim, sanat gibi çok kapsamlı düşünmek gerekir. Bugün bile çevirilerin önemli bir kısmı bu alanda gerçekleşmektedir. Zira bilimsel çeviriler simultane çeviriler, diplomatik çeviriler ve sanatsal literatürlerin tercümeleri kendi başına müstakil çeviri sahası haline gelmiştir.

Tercümenin önemi tartışılmaz mahiyette olup insanlık medeniyetinin bugünkü düzeyine gelmesinde başrol oynamıştır. Örneğin Aristoteles’in birçok eseri Yunanca’dan Arapça’ya, yine Arapçadan Latince’ye çevrilerek çok dinamik bir tercüme zenginliği tarihsel bağlamda gerçekleşmiştir. Aynı şekilde bilimsel buluşlar, eserler hep tercüme faaliyeti sayesinde kıtalararası yolculuk etmiştir. Bu bilgi aktarımı bugün artık çevrimiçi olarak çok kısa sürede yapılmaktadır.

Dünyanın her ülkesinde çok sayıda tercüme bürosu çeviri hizmeti sunmaktadır. Örneğin başkent Ankara eğitim ve diplomasinin yoğun olduğu bir kent olup çok sayıda tercüme faaliyeti gerçekleştirilmektedir. Elbette teknolojinin bu kadar yeniliğine karşın tercümenin zorlukları da söz konusudur. Bu nedenle tercüme faaliyetleri emeğin yoğun olduğu ve bu emek verme sürecinde çeşitli zorlukların üstesinden gelindiği bir alana işaret etmektedir.

Tercüme büroları dünyanın her yerinde belli genel kurallar ve çalışma diyagramıyla faaliyet gösteren birimlerdir. Bununla birlikte her ülkede hatta çeviri büroları arasında çalışma diyagramında nüanslar olabilir. Ancak hemen hepsinde tercümenin bir kısım zorluklarının yaşanması gayet normaldir. Bu da tercüme işinin kendi doğal yapısından kaynaklanmaktadır. Peki tercüme yapmanın bu zorlukları nelerdir?

Translation

Örneğin tıbbi tercüme bu zorluklardan biridir. Burada tercüman meslektaşlar bazı noktalarda zorlanabilmektedir. Bu durum tercümanların çeviri kabiliyetleriyle ilgili değil, tıbbi tercüme işindeki bilimsel içeriğin birebir aktarılması zorunluluğundandır. En basitinden tıp bilimine aşina olunsa da, doktor olunmadığında herhangi bir tıbbi metni hızlı bir şekilde anlayıp çevirmek zordur.

Zira o mesleki alanın teknik bilgisine, mülahaza yapısına doğrudan sahip olmayı gerektirmektedir. Dolayısıyla tıbbi ya da diğer müsbet bilimlerdeki tercümelerin alacağı zamanın az olmaması gerekir. Bu yüzden diğer çeviri formatlarına göre daha zaman alır. Oysaki bazen tercüme yaptıranlar çeviriyi çabuk istemekte, bu da başlı başına zor durum oluşturmaktadır. Hatta tercüme çevirmenleri arasında da format farklılıkları olmaktadır. Örneğin yazılı tercümanlarla, sözlü tercümanların aynı işi yapmaları zordur. Dolayısıyla mütercim ve tercüman şeklinde iki ayrı çeviri meslek alanı oluşmuştur. Aynı şekilde sözlü çeviride simultane yapmayla sonradan çeviri yapmak aynı zorluklara sahip değildir. Farklı zorluklar ve dil kabiliyeti istemektedir.

Dil kullanılmadığında hafızada unutulur. Dolayısıyla her tercüman özel yaşamında da yabancı dil çevreleriyle, medyasıyla iç içe olmalıdır. Bu ise bir tercümanın özel yaşamında bile tercümeden kopmamasını gerektiren zorluğu ortaya koyar. Bir tercüman, daima tercüme ile ilgili blog sitelerini ziyaret etmeli ve kendini alanında geliştirmelidir.

Tercüman görevi alanların karşılaştıkları başka zorluklar da vardır. Öncelikle her tercüman metni çevirmek için gerekli zamana sahip olmalıdır. Özellikle yazılı metin uzunsa ve eski dönemlere aitse bu oldukça yoğun emek gerektirecektir. Hatta öyle eserler vardır ki, bazı sözcükler, hatta cümlelerin yarısı silinmiş olabilir. Bu da tercümeyi zorlaştırmaktadır. Bunun dışında imla hataları, gramer yapısı uygunluğu kolay bir çalışmayı öngörmez. Her dilin kendine özgün deyimleri, atasözleri, sözcük oyunları vardır. Bu da aynı şekilde tercümanlar için ciddi çalışma zamanını gerektirir. Hafızanın geliştirilmesi ise bir tercümanın eksik etmemesi gereken husustur.

One Response

  1. Koltuk Döşeme 3 Şubat 2017

Leave a Reply